DEVRİME ADIM ADIM


 
KapıAnasayfaRadyoTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Geleceğimizi İstiyoruz

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
firaarii
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 135
Yaş : 28
Nerden : bilinilmeyenden
Hangi Takımlısınız : beşiktaş
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 02/06/08

Rep puanı
Rep Puanı:
10/1000  (10/1000)
ceza puanı:
0/10  (0/10)
MesajKonu: Geleceğimizi İstiyoruz   Perş. Tem. 10, 2008 1:11 am

Geleceğimizi İstiyoruz

GELECEĞİMİZİ GERİCİ-KARANLIK GÜÇLERİN ELLERİNE BIRAKMAYALIM

EŞİT VE ÖZGÜR BİR GELECEK İÇİN
BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM !
GELECEĞİMİZİ İSTİYORUZ…

Dünya kan ve gözyaşı ile sınanıyor. Uygarlık dünyayı yok ederek ilerliyor. Filistin büyük bir hapishane olmaya devam ediyor, Irak etnik bir boğazlaşmanın eşiğinde bulunuyor, Lübnan yerle bir edildi. ABD daha fazla egemenlik ve daha fazla kar için yeni saldırı planları hazırlıyor, hedefte Irak ve Suriye var.

Ortadoğu’dan kan ve barut kokusu genzimizi yakarken Türkiye’de Lübnan’a asker gönderme kararı ile savaşa, işgale, ölümlere ortak oluyor. Türkiye bir yandan emperyalizmin çıkarları doğrultusunda bölgedeki kaosa eklemlenirken içerde de egemenler arasında bir kavgaya sahne oluyor. Bir yanıyla gericiliğin bir yanıyla milliyetçi-otoriter-faşizan düşüncenin yer aldığı bu kavga doğrultusunda toplumda saflaştırılmaya çalışılıyor. Bu ortamda her tür demokratik talep, farklılıklar şiddet ile bastırılıyor, linç girişimleri günlük hayatın bir parçası haline geliyor. Türkiye’nin geleceği gerici-karanlık güçlerin ellerinde şekilleniyor.

80’ sonrasında uygulanmaya başlayan neo-liberal politikalarla, kamusal hizmetler paralı hale getiriliyor. Eğitim-sağlıktan başlayarak tüm kamu hizmetleri ticarileştiriliyor. Üniversiteler sermayeye devredilerek, toplumsal işlevinden uzaklaşıyor. Sermeye için bilim üreten merkezler olan üniversiteler, piyasanın bir bileşeni hale geliyor. Üniversiteler ticarethaneye öğrenciler müşteriye çevriliyor.

GENÇLİK KENDİ ELLERİYLE
AŞAĞIDAN-YUKARIYA
YENİ VE GÜÇLÜ BİR MUHALEFET YARATMALIDIR…

Bütün bu gelişmeler karşısında muhalefet ise etkili bir durumda değil. Geleceğimiz kapitalizmin kirli ellerinde şekilleniyor. Ülkemizde gençlik gerici-sağcı düşüncelerin ablukası altında bulunuyor. Bugün gençliğin üzerindeki gerici ablukayı dağıtacak eşitlikçi özgürlükçü fikirleri gençlik içerisinde etkin kılacak demokratik bir gençlik hareketine ihtiyaç var. Böyle bir gençlik hareketinin gelişimi, gençlik muhalefetinin yaşadığı daralmayı,marjinalize konumunu aşacak yeni ve güçlü bir muhalif tarz ortaya çıkarması ile mümkün olabilir.

Kendi dar grup ve örgütsel varlığının devamına odaklanan çalışmaların ya da bugün yaşanan tıkanıklığın mevcut gençlik örgütlerinin yan yana gelmesi ile aşılabileceği savunan anlayışların böyle bir muhalefeti ortaya çıkarma olanağı bulunmuyor. Böyle bir muhalefet ancak bütün muhalif potansiyelini birlikte hareket imkanını sağlayan bir yapılanma ve örgütlenme süreci ile geniş gençlik kesimlerinin özlem ve taleplerini ifade eden bir tarzla yürütülebilir.

Bugün gençliğin kendi elleriyle aşağıdan yukarıya öreceği tartışma, örgütlenme ve mücadele süreci ile yaratacağı bir yapı ancak alanda yaşanan tıkanıklığı aşabilir.

GELECEĞİMİZE BİRLİKTE SAHİP ÇIKALIM

Bugün Türkiye’nin dört bir yanından gelen gençler olarak bugünümüzü ve geleceğimizi tartışmaya başladık. Savaşlara, yoksulluğa, paralı eğitime yok edici uygarlığın azgın ilerleyişine ‘Artık Yeter’ diyoruz,

GELECEĞİMİZİ İSTİYORUZ.

Bugün buradan Türkiye’nin dört bir yanına yayılacak bir umut ve çağrı ile çıkıyoruz. Bu çağrı başka bir dünyanın çağrısıdır, başka bir yaşamın mümkün olduğuna inanları birlikte tartışmaya, örgütlenmeye ve mücadeleye çağırıyoruz.

Eşit ve özgür bir gelecek için birlikte mücadele edelim.

ÜNİVERSİTELER SERMAYEYE TESLİM EDİLİYOR
PARASIZ EĞİTİM
ÖZERK-DEMOKRATİK ÜNİVERSİTE İSTİYORUZ

Üniversiteler üzerinde 12 Eylül kalıntısı YÖK’ün baskısı devam ediyor. YÖK üniversiteler üzerinde ‘301’ kılıcı gibi gezinmeye devam ediyor. Hakkını arayan, tepkilerini demokratik yollardan dile getirmeye çalışan öğrenciler hakkında soruşturmalar açılıyor, okuldan atılıyor. Yemek zamları geri alınsın diyen öğrenciler üniversiteye giren polisler tarafından gözaltına alınıyor. Üniversite çalışanlarının işten atılmasına tepki gösteren profesörün tepkisi ‘amirini küçük düşürme’ olarak görülüp görevine son veriliyor.

Üniversiteler neo-liberal rüzgarın etkisi altına alınıyor. Üniversiteler bilimsel ve toplumsal niteliğinden uzaklaşıyor. Eğitim artık doğrudan piyasanın bir alanı görülüyor. Öğrenciler müşteri ve sermayenin ihtiyacını giderecek araçlar olarak niteleniyor. Harçlardan başlayarak eğitimin bütün kademeleri paralılaştırılıyor.Üniversiteler piyasanın bir aktörü haline gelirken, öğrenciler de müşteri haline getiriliyor. Eğitim giderleri öğrencilere yükleniyor. Bu koşullar altında bizim için eğitim almak gittikçe zorlaşıyor. Sağlıklı beslenme ve sağlıklı barınma koşullarına sahip değiliz.

Üniversiteler, sermaye-gericilik ve YÖK kıskacına alınmış durumda. Bu abluka altında üniversiteler tüm niteliklerini kaybediyor. Öğrenciler-öğretim elemanlar ve çalışanların üniversiteler üzerinde söz hakkı bulunmuyor.
- Parasız eğitim,
- Eğitimin giderlerinin devlet tarafından karşılanmasını,
- Toplum için bilgi üreten üniversite,
- YÖK kaldırılsın, özerk-demokratik üniversite,
- Üniversitelerde söz, yetki karar hakkı,
- Üniversite ile ilgili kararların, üniversite bileşenlerinin, öğrenciler,öğretim elemanları ve çalışanlar- katılımı ile verilmesini,
- Devlet yurtlarının parasız olmasını ve sağlıklı koşullara kavuşturulmasını, İstiyoruz.
Üniversiteleri istiyoruz.
ÜNİVERSİTELER BİZİMDİR...

OKULUMA UYUŞTURUCU ŞİDDET GİRMESİN
ÖSS ÇİLESİNE SON
PARASIZ-NİTELİKLİ EĞİTİM HAKKI İSTİYORUZ

Liseler uyuşturucu ve şiddet sarmalının içinde. Okullar açıldığından buyana yaşanan şiddet olayları korku filmlerini andırıyor. Hükümet, şiddeti bütün toplumsal bağlamından kopartarak salt güvenlik sorunu olarak görüyor. Şiddet sistemin yarattığı yoksulluk, dışlanma ve kimliksizleştirmeden besleniyor. Toplumsal eşitsizlikler gençliği baskı altına alıyor. Şiddet gençlerin kendilerini ifade ve gerçekleştirme alanlarına dönüşüyor.

Eğitim paralı hale getirilerek yoksul emekçi çocuklara okul kapıları kapatılıyor. Kamu okulları işlevsiz hale getirilerek dershaneler eğitimin başat kurumları haline geliyor. Liseler arasındaki eşitsizlikler artıyor. Üniversiteye girebilmek özel okullarda, dershanelere bağlı hale geliyor.

ÖSS her yıl öğrenciler için çileye dönüşüyor. Öğrenciler aynı sırada yan yana oturduğu arkadaşlarıyla rekabet etmek zorunda bırakılarak, rekabetçilik, bireycilik işleniyor. Öğrencilerle eğitimle, gelecekleriyle ilgili hiçbir karara katılamıyor.

- Parasız-nitelikli eğitim istiyoruz,
- Zorunlu din dersleri kaldırılsın.
- Okulumda şiddet ve uyuşturucu istemiyorum
- ÖSS Çilesine son
- Söz, yetki, karar hakkı istiyoruz,
- Özgürlükçü-demokratik eğitim
LİSELER BİZİMLE ÖZGÜRLEŞECEK...

İŞSİZLİĞE, YOKSULLUĞA VE DIŞLANMAYA HAYIR
İŞ, GÜVENCELİ ÇALIŞMA, İNSANCA YAŞAM İSTİYORUZ

Yaşamın her alanı paralı hale gelirken diğer yandan da işsizlik ve yoksulluk yaygınlaşıyor. Toplumda artık mekansal bir ayrışma yaşanıyor. Zenginler ve yoksullar artık ayrı mekanlarda bir birine değmeden yaşıyor. Yoksullar kendi mahallerine hapsolup toplumsal yaşamdan dışlanıyor.

Yoksul mahalleler gettolara dönüşüyor. Gençlik bu gettolarda uyuşturucu-şiddet bataklığında yok oluyor. Sistem işsizlik sorununa çözüm üretmek bir yana bu sorunları görmezden gelmeye devam ediyor. Çalışan gençler kötü koşullarda, düşük ücretle ve iş güvencesinden yoksun olarak çalışıyor.

Yoksul mahallerin sistemin çöplüğü olmasına, gençlerin yok edilmesine karşı, dışlana mekanların gettolara dönüşmesini ancak bu mekanları başka bir yaşamın filizlerine çevirerek engelleyebiliriz.

- Herkese iş, güvenceli çalışma hakkı istiyoruz,
- Eşitlik ve adalet istiyoruz,
- Yoksulluğa son,

HERYERDE HEP BİRLİKTE
BAŞKA BİR YAŞAM İÇİN MÜCADELEYE

Küresel kapitalizm dünyayı ve ülkemizi tahrip ediyor. Bu gidişatı durdurabilme ancak yaşamın bütün gözeneklerinde başka bir yaşamın örülmesi ile mümkün olabilecektir. Başka bir yaşamdan yana olanlar şimdi bir araya gelme ve başka bir şey icat etme yükümlülüğü ile karşı karşıyadır.

Dünyada süren savaşları durdurmak, Türkiye’nin geleceğinin gerici-karanlık güçlerin ellerinde belirlenmesine karşı durabilmek- gençliğin üzerindeki her türden gerici ablukayı kırabilmek ancak eşitlikçi-özgürlükçü fikirler doğrultusunda mücadele yürütmek ile mümkün olabilecektir.

Egemenler yıllardır gençliği siyasetin dışında tutmak için bütün araçlarını seferber ediyor. Gençliğin kendi bireysel kurtuluşu dışında hiçbir şey düşünmemesi gerektiği işleniyor, her koyun kendi bacağından asılır anlayışı yerleştiriliyor. Sistem bugün gençliğin üzerindeki etkinliğini de böyle sağlıyor. Bugün artık geleceğimizi ellerimize almanın zamanıdır. Güzel bir gelecek ancak kendi ellerimizde şekillenebilir.

Bugün burada Türkiye’nin dört bir yanında gelip, geleceğimiz için bir yürüyüşün ilk adımını attık. Önümüzdeki dönemde tartışmaya, sorular sormaya, yanıtlarımızı hayatta sınamaya devam ederek geleceğe yürüyüşümüzü sürdüreceğiz. Türkiye’de gençliğin özgür kürsüsünü oluşturmak ülkemize ve geleceğimize sahip çıkmak için her gün her yerde mücadeleyi yükselteceğiz. Gençlik ancak aşağıdan yukarıya geliştireceği, tüm muhalif gençlerin ortak kürsüsü olacak demokratik, bağımsız, militan bir gençlik örgütü ile Türkiye’nin kaderi ve kendi geleceği hakkında söz sahibi olabilecektir. Gençliğin demokratik, militan, bağımsız örgütlenmesini yaratmak için adım atıyoruz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Geleceğimizi İstiyoruz
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
DEVRİME ADIM ADIM :: Siyaset :: İç Politika-
Buraya geçin: