DEVRİME ADIM ADIM


 
KapıAnasayfaRadyoTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Kürt Sorunu Üzerine Mustafa Kemal Nazım Hikmet ve Aziz Nesin Ne Dediler?

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
firaarii
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 135
Yaş : 29
Nerden : bilinilmeyenden
Hangi Takımlısınız : beşiktaş
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 02/06/08

Rep puanı
Rep Puanı:
10/1000  (10/1000)
ceza puanı:
0/10  (0/10)
MesajKonu: Kürt Sorunu Üzerine Mustafa Kemal Nazım Hikmet ve Aziz Nesin Ne Dediler?   Ptsi Haz. 02, 2008 7:47 pm

Türkiye’nin (dün olduğu gibi) bugün yaşadığı yakıcı Kürt sorununa bu üç büyük Türk nasıl bakmış, ne düşünmüşlerdi? Birincisi devletin kurucusu; öbür ikisi, devlet katında görev almak ne söz; tersine, devletin hiç de sıcak bakmadığı şair ve yazarlar… Ama üçünün de devrimci olmaları yanında ortak özellikleri, ülkenin sorunlarıyla yatıp kalkmaları…
***
Atatürk’ün ünlü İzmit Basın Toplantısı (16-17 Ocak 1923) dönemin ünlü başyazarlarının katılımıyla gerçekleşmiştir. Falih Rıfkı (Akşam), Ahmet Emin (Vakit), Suphi Nuri (İleri), Velit Ebüzziya (Tevhidiefkâr), Yakup Kadri (İkdam), İsmail Müştak (Tanin).
Ahmet Emin Yalman’ın “Kürt meselesine temas buyurmuşsunuz. Kürt meselesi nedir? Dahili bir mesele olarak temas buyurursanız çok daha iyi olur” şeklindeki sorusuna Mustafa Kemal’in yanıtı şöyledir: “Kürt meselesi; bizim, yani Türklerin çıkarı açısından da kesinlikle söz konusu olamaz. Çünkü bildiğiniz gibi bizim milli sınırlarımız içinde yaşayan Kürtler giderek azalmaktadır ve ancak pek sayılı yerlerde yoğunluk göstermektedir. Fakat yoğunluklarını yitire yitire ve Türklerin içine gire gire öyle bir sınır ortaya çıkmıştır ki, Kürtlük adına bir sınır çizmeye kalksak, Türklüğü ve Türkiye’yi mahvetmek gerekecektir. Söz gelişi Erzurum’a kadar giden; Erzincan’a, Sivas’a, Harput’a kadar giden bir sınır aramak gerekecek. Ve hatta Konya çöllerinde Kürt aşiretlerini de unutmamalıyız. Buna dayanarak başlı başına bir Kürtlük tasavvur etmektense anayasamız gereğince zaten bir nevi yerel özerklikler oluşturulacaktır. Ona göre hangi şehrin halkı Kürt ise onlar kendi kendilerini özerk olarak yöneteceklerdir. Bundan başka Türkiye’nin halkı söz konusu edilirken, onları ayırmamak gerekir. Aksi olduğunda, bu nedenle sorun yaratmaları her zaman beklenmelidir. Şimdi TBMM’de bir araya gelen hem Kürtlerin ve hem de Türklerin yetkili vekilleri, olanca güçleriyle menfaat ve kader birliği yapmışlardır. Yani onlar bilirler ki, bu ortak bir davranıştır. Ayrı bir sınır çizmeye kalkışmak doğru olamaz.” (EP/Politika. Milliyet gazetesi eki. 25Temmuz-1 Ağustos 1993. Dili genç okurlar için sadeleştirildi.)
***
Yirminci yüzyılın başlarında İstanbul’da kurulan Kürt örgütlerinin ileri gelen isimlerinden Emin Ali Bedirhan’ın oğlu Kâmuran Bedirhan ile Nâzım Hikmet’in 1950’lerde Paris’e gitmesinden sonra aralarında yakın bir dostluk oluşmuş. Yıllar sonra Nâzım Hikmet’in Kâmuran Bedirhan’a yazdığı bu mektup, ilkin Paris Kürt Enstitüsü’nün çıkardığı Hévi adlı bilimsel dergide yayınlandı. Mektubun tarihi 1961 ya da ‘62 olabilir. [Bu bilgiler ve mektubun tamamı, bu konularda pek çok kitabı olan değerli Araştırmacı-Yazar Mehmet Bayrak’ın ‘Kürt Sorunu ve Demokratik Çözüm’ (Sayfa: 466-67. Özge Yayınları,1999) adlı kitabından alındı. Bu mektubu ‘Nâzım Hikmet ve Türk-Kürt Halklarının Kardeşliği’ adıyla ‘İkibine Doğru’ dergisinde yayınlandığında, Bayrak’ın başına bir sürü işler geldi, hatta tutuklandı. Beraat ettikten sonra mektubu kendi çıkardığı ‘Özgür Gelecek’ adlı dergide yayımladı.
Şimdi Nâzım Hikmet’in uzun mektubundan kimi bölümleri birlikte okuyalım:
“Kökleri yüzyılın derinliklerine dalan tarihiyle, kültürüyle Kürt milletinin önemli bir çoğunluğu Anadolu’nun bir parçasında yaşar. Anadolu’nun öbür parçalarında yaşayan Türk milletini Kürt milleti kardeşi sayar. Her iki millet bütün imparatorluklar gibi, halkların zindanı olan Osmanlı İmparatorluğu’nda Türk ve Kürt derebeylerinin, Osmanlı imparatorluk idaresinin ağır zincirlerine vurulmuşlardır. Osmanlı İmparatorluğu yıkıldıktan sonra ise her iki millet emperyalizme karşı tek bir cephe kurup çarpışmışlardır. Anadolu Milli Kurtuluş Hareketi yalnız Türkler için değil, Kürtler için de tarihlerinin şerefli sayfalarından biridir. O döğüş yıllarının, sonradan Türk idarecilerince yasak edilen en unutulmaz türkülerinden biri ‘Vurun Kürt uşağı namus günüdür’ diye başlar.(…) Bugün Türkiye Cumhuriyeti’ni Orta ve Yakın Doğu’da emperyalizmin kalelerinden biri haline getiren Türk politikacıları, Kürt milletinin milli varlığını inkarda ısrar ediyor.(…) Türk ve Kürt halkları TC’nin tarafsız bir dış politika gütmesini, emperyalizmin üssü olmaktan kurtulmasını özlüyor. Gerçek Türk yurtseverleri, Kürt kardeşlerinin TC sınırları içinde milli haklarına kavuşmak için yaptığı kavgayı can ve gönülden nasıl destekliyorsa, gerçek Kürt yurtseverleri de Türk halkının demokrasi ve milli bağımsızlık için yaptığı kavgayı öylece destekliyor.(…) Emperyalizmin uşaklarına karşı yürüttükleri yeni milli kurtuluş savaşının zaferi Kürt ve Türk halklarının elbirliği ile kazanılır. Ancak böyle elbirliği ile kardeş iki millet, hürriyete, milli ve insan haklarına kavuşabilirler.”
***
Aziz Nesin’e gelince… Sorumluluk duygusu çok kimseye göre biraz fazla gelişmiş bu büyük yazarımız anlatıyor. 1987 yılı Ağustos ayı başlarında Çatalca’da vakıfta bulunduğu sıra ‘İkibine Doğru’ dergisinden arayarak, “Türkiye’nin önemli ve güncel konusu olan ‘Kürt sorunu’ üstüne ne düşündüğünü sormuşlar. Ustamızın telefonda yazdırdığı yanıt, 9 Ağustos 1987’de anılan dergide yayınlanmış. Önce bu yazıdan bazı bölümler sunalım. “(…)Yasaların çerçevesi içinde kalmak koşuluyla şunu söyleyebilirim: En büyük yanlışlık bir halkı toptan yadsımaktır. Bu halk toptan yadsınmıştır. Aynı oyun bizim başımıza da geldi. Bulgarlar, aynı felsefeyle oradaki Türkleri yok sayıyorlar, aynı şeyi biz de yaptığımız için açık ve net tavır alamıyoruz. Bir halka hiç kimsenin zorla, ‘Senin kökenin bu değildir, şudur’ demeye hakkı yoktur, olmaması gerekir./Şunu da açıkça söyleyeyim ki bir Kürt halkı vardır. Ben Kürt halkının bağımsızlık savaşını, kültür bağımsızlığı olarak alıyorum. Siyasi bağımsızlıktan yana değilim. Bunu yalnız Türkiye’nin çıkarı olduğu için söylemiyorum, Kürtlerin çıkarı da budur. TC bile tam bağımsız değilken, Doğu’da bağımsız bir bölgenin oluşması ve bağımsız kalması mümkün değildir.(…) Onun için ben bugünkü yasalar değiştirilerek Kürt halkının varlığının kesinkes kabul edilmesi ve kültürel bütün haklarının verilmesinden yanayım. Ama Kürtlerin bağımsızlık iddialarının içtenliğine de inanmıyorum. Hareket, Türk yöneticilerinin yanlışlıkları yüzünden bu noktaya gelmiş bulunuyor.(…)Türklerin de Kürtlerin de çok akıllı olması gerekiyor. Böyle bağımsızlık savaşı olmaz.(...) Bunlar Türk halkını da tahrik eder. Oradaki insanlar ne yapacağını şaşırmış, her iki tarafın baskısı altında./Çözüm bu varlığı kabul etmek, tarihsel ve bilimsel gerçeği kabul etmekten geçer.”
Aziz Nesin’in ve aynı sayıda Mehmet Ali Aybar’ın çıkan yazıları üzerine Devlet Güvenlik Mahkemesi C. Savcılığı soruşturma başlatır. İki yazarla birlikte derginin sorumlu müdürü Fatma Yazıcı da sanık sandalyesine oturtulur. Hızla başlatılan dava, denebilir ki aynı hızla sonuçlanır ve hepsi de beraat ederler. Aziz Nesin’le avukatı Veli Devecioğlu’nun 20 yıl önce hazırladıkları, hukuk ve tarih bilgisi yanında toplumumuzun gerçekleriyle donanmış savunma metinleri günümüzde de geçerliğini koruyor.
Yakın tarihimizden günümüze Kürt sorunu üzerine olan biteni öğrenmek için Aziz Nesin’in ‘Bulgaristan’da Türkler Türkiye’de Kürtler’ kitabı mutlaka okunmalıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
YunEm
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 75
Yaş : 26
Nerden : Evden
Hangi Takımlısınız : Beşiktaş
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 02/06/08

Rep puanı
Rep Puanı:
0/1000  (0/1000)
ceza puanı:
0/10  (0/10)
MesajKonu: Geri: Kürt Sorunu Üzerine Mustafa Kemal Nazım Hikmet ve Aziz Nesin Ne Dediler?   Ptsi Haz. 02, 2008 8:57 pm

paylaşım için teşekkürler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.dev-gen.tr.gg
firaarii
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 135
Yaş : 29
Nerden : bilinilmeyenden
Hangi Takımlısınız : beşiktaş
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 02/06/08

Rep puanı
Rep Puanı:
10/1000  (10/1000)
ceza puanı:
0/10  (0/10)
MesajKonu: Geri: Kürt Sorunu Üzerine Mustafa Kemal Nazım Hikmet ve Aziz Nesin Ne Dediler?   Ptsi Haz. 02, 2008 10:59 pm

teşekürler yunem
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
HazzaL...
Süper Moderator
Süper Moderator
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 18
Yaş : 25
Nerden : izmir
Kayıt tarihi : 02/06/08

Rep puanı
Rep Puanı:
0/1000  (0/1000)
ceza puanı:
0/10  (0/10)
MesajKonu: Geri: Kürt Sorunu Üzerine Mustafa Kemal Nazım Hikmet ve Aziz Nesin Ne Dediler?   Salı Haz. 03, 2008 5:02 pm

paylasımın ıcın tsklr abıcım
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
kevso
Süper Moderator
Süper Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı : 18
Yaş : 26
Nerden : evden
Kayıt tarihi : 02/06/08

Rep puanı
Rep Puanı:
0/1000  (0/1000)
ceza puanı:
0/10  (0/10)
MesajKonu: Geri: Kürt Sorunu Üzerine Mustafa Kemal Nazım Hikmet ve Aziz Nesin Ne Dediler?   Perş. Haz. 05, 2008 2:58 pm

çok güzel bir paylaşım yüreğine sağlık
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
firaarii
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 135
Yaş : 29
Nerden : bilinilmeyenden
Hangi Takımlısınız : beşiktaş
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 02/06/08

Rep puanı
Rep Puanı:
10/1000  (10/1000)
ceza puanı:
0/10  (0/10)
MesajKonu: Geri: Kürt Sorunu Üzerine Mustafa Kemal Nazım Hikmet ve Aziz Nesin Ne Dediler?   Perş. Haz. 05, 2008 8:00 pm

teşekürler arkadaşlar.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Kürt Sorunu Üzerine Mustafa Kemal Nazım Hikmet ve Aziz Nesin Ne Dediler?
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
DEVRİME ADIM ADIM :: Siyaset :: Siyasi Gündem-
Buraya geçin: