DEVRİME ADIM ADIM


 
KapıAnasayfaRadyoTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Lanetli 301' çözüm: havlu ve makyaj

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
firaarii
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 135
Yaş : 29
Nerden : bilinilmeyenden
Hangi Takımlısınız : beşiktaş
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 02/06/08

Rep puanı
Rep Puanı:
10/1000  (10/1000)
ceza puanı:
0/10  (0/10)
MesajKonu: Lanetli 301' çözüm: havlu ve makyaj   Çarş. Haz. 04, 2008 10:38 pm

Baskın Oran
Bu 301’i insan haklarını ihlal eden basit bir madde sanmayınız. Çok daha ötesidir: din ayrımcısı, ırk ayrımcısı ve bölücü.
Günahı çok. Sadece Hrant’ın tetiğini çekme anlamında değil. İnsan Hakları Ortak Platformu’nun (İHOP) son verilerine göre bu lanetli maddeden 2006’da 835 dava açıldı ve 1533 kişi sanık sandalyesine oturtuldu. 536 davayı devralan 2007’nin yalnızca ilk üç ayında açılan yeni dava sayısı ise 744, yargılanmaya başlanan kişi sayısı 1189.
Baş avukatı, “Bu madde kaldırılamaz veya değiştirilemez. Yanlışlık varsa uygulamadadır. Uygulamanın düzelmesini bekleyeceğiz” diyen AKP’li bir politikacı. Tutarlı bir kişi. Azınlık Raporu çıktığı zaman “Entel zırva”, “Entel Fitne”, “Hergele Meydanı’nda açıkladılar” ve en ilginci de “Dikiş yerimize jilet attılar” demişti (Takvim, 16.11.2004). Ardından, Osmanlı Ermenileri Konferansı için şunu söyledi: “Arkamızdan hançerlediler” (Birgün, 27.05.2005). Bu zat, o devrin adalet bakanı ve bugünün başbakan yardımcısıdır. AKP’yi kapatma davasında adı iddianamede ilginç bir biçimde geçmeyen Cemil Çiçek’tir.
Şimdi, böyle birisini yeni hükümette bir de “İnsan Hakları Kurullarından Sorumlu Devlet Bakanı” yapmış bir AKP’nin yatacak yeri yoktur ve üç yıldır bu lanetli maddeyi değiştirmemek için bin dereden su getirmesi çok mantıklıdır. Ama şimdi kapatma vs. derken fena sıkışınca havlu atıyor ve makyaja girişiyor.
Önce havlu, sonra makyaj
1) Tasarıda, suçun kovuşturulması cumhurbaşkanının iznine bağlanıyor ki açılan dava sayısı azalabilsin. Şimşekler artık AKP yerine cumhurbaşkanına yönelecek. AB’nin ipine sarılmayı bırakalı AKP öyle bir abandone oldu ki, kendi seçtiği cumhurbaşkanını “aşağısı sakal, yukarısı bıyık” durumlarda bırakma pahasına olayı başından atmaktan çekinmiyor. Bunun Türkçe argo sözlüğündeki karşılığı: Tüymek.
2) “Suçun yabancı ülkede işlenmesi halinde cezanın üçte bir oranında artırılması” kaldırılıyor. Cezanın üst sınırı da 3’ten 2 yıla düşürülüyor ki, ertelenebilsin. Hep, mahkumiyet sayısı azalsın diye.
Ama AKP maddeyi kaldırmayı düşünmüyor. “Aşağılamak” terimini de “hakaret etmek” biçimine dönüştürmüyor. Oysa mahkumiyetlerin odak noktası bu son derece bulanık terim. AKP iktidarı açıkça “Ne şiş yansın, ne kebap!” diyor. Hem maddeyi kaldırıp veya ciddi biçimde düzeltip “ulusalcı”ları başına bela etmeyecek, hem de birbiri ardına mahkumiyet gelmesini önleyip sivil toplumu susturacak. Tam bir taşra kurnazlığı.
“Türklüğü aşağılamak”ı tutuyor, “Türk Milletini aşağılamak”a çeviriyor. Aşağıda anlatacağım; Türklük ile Türk Milleti arasında sanki fark var. Nasıl madde başlığındaki “Cumhuriyeti aşağılama” terimi “Türkiye Cumhuriyeti devletini aşağılama” biçimine sokulduysa, burada da aynen öyle yapılıyor. Kendine paye vermek için “State of Kuwait” (Kuveyt Devleti) diyen Kuveyt Şeyhliği’ni taklit edince, maddenin yeni biçimi 650 yıllık koca devleti aşağılıyor.
Din ayrımcısı 301
Fakat asıl mesele havlu ve makyajda değil. Buradan “dincilik, ırkçılık ve bölücülük” faslına giriyoruz:
“Türklük” ve “Türk milleti” terimleri sanmayınız ki bu memlekette yaşayan herkesi kapsar. Daha önce de bin defa yazdım; “Türk” dediniz mi bu Müslüman-Türk’tür. Malatya katliamında yakalananlara davacı avukatlar soruyor: “Durmadan Biz ve Onlar diyorsunuz. Kim bunlar?”. Cevap: “Biz Türk’üz. Onlar Hıristiyan”.
Hadi, bunlar sokaktan gelme diyelim. Ama en seçkin 1930 Kemalistleri bile bu memlekette Millet-i Hakime (Müslüman) ideolojisi icabı gayrimüslimleri “Türk” saymıyor. Bu insanları ya Ermeni, Rum gibi adlı adınca anıyor, yahut da kibarca “vatandaş” diyor. “Vatandaş, Türkçe Konuş!”u tanıdınız mı?
1940’lara kadar gayrimüslimlerimizi niye “Ecanip” (ecnebi) defterlerine kaydettik? Yüce Yargıtay 1971, 74 ve 75 kararlarında onlara niye “yabancı” dedi? 1988 “Sabotajlara Karşı Koruma Yönetmeliği”nde hangi grupların melanet yapabileceğini sayarken md.5/j niye “Memleket içindeki yerli yabancılar (Türk tebaalı)” diye saydı? İstanbul 2 Numaralı İdare Mahkemesi, 17.04.1996’da bir Rum vatandaş için niye “Yabancı uyruklu TC vatandaşı” terimini kullandı? 625 s. Kanun md.24/2 neden azınlık okulları müdür başyardımcısının “Türk asıllı ve TC uyruklu” olmasını şart koştu? 1960’ların sonundan itibaren Müslüman mallarına dokunmazken niye gayrimüslim vakıf mallarını gasp ettik? Ve 2002’den beri 4 kez kanun yenilediğimiz halde niye hâlâ bu malları geri vermiyoruz da yerine “kol saati” veriyoruz?
Hadi bütün bunları “hallettik” diyelim; ama şu anda ülkemizde ilaç için tek bir gayrimüslim diplomat, kaymakam, nüfus müdürü, polis memuru, MİT mensubu, vergi müdürü veya subay bulunmayışını “ne yapacağız”? Yattığın yer nur olsun be Nasrettin Hoca!
301 din ayrımcısıdır. Dincidir. Bilmeyen uyansın.
Irk ayrımcısı 301
2510 s. İskan Kanunu’nda niye 6 kere “Türk ırkı” terimi geçiyor? Niye 1940’ların sonuna kadar Avrupa’ya öğrenci gidebilmek için bile “Türk olmak”, “Türk soyundan olmak”, “Türk ırkından olmak” gerekiyordu? Niye Resmî Gazete’de 04.05.2004’te yayınlanan yönetmelik şu anda da vatandaşlık başvurusu yapanların “soy durumlarının araştırılması”nı istemekte? O “Vatandaş, Türkçe konuş!” kampanyaları hem gayrimüslimler hem Kürtler için değil miydi?
Hazır yeri gelmişken: Tansu Çiller’in İçişleri Bakanı Meral Akşener Mart 1997’de “Ermeni Dölü” diyerek Ermenilere ve Kürtlere aynı anda hakaret etmişti. “Türk Milleti” bu iki grubu kapsıyordu da neden “Türklüğü aşağılamak”tan hakkında 159’dan (o zamanki 301) dava açılmadı? Yoksa 301 (159) yalnızca Müslüman-Türk’e hakaret, pardon, aşağılama durumları için mi yapıldı?
Şerafettin Elçi 22 ay bakanlık yaptı. O sırada “Türkiye’de Kürtler vardır, ben de Kürt’üm” dediği için 4 yıl 7 ay’a mahkum edilerek fiilen 30 ay hapis yattı. Bu durumda Kürtler’i Türk sayıyoruz muyuz? (örnekler için bkz. Türkiye’de Azınlıklar kitabım, İletişim Y., 2008, s.89-95).
Bütün bunlardan sonra da “Türk”ün ve “Türk Milleti”nin etno-dinsel terimler olduğunu inkar edecek miyiz?
Bölücülük’le bitirelim.
Ne bitirmesi yahu? Türkiye bitmiş; ne bitirmesi? Yargı’nın akıl durduran tutumunu çok yazdığım için burada hiç değinmiyorum. Din ve ırk ayrımcısı bir maddeyi kaldırmamak ve hatta değiştirmemek için doksan takla atan bir AKP iktidarı ve ondan bin beter CHP, MHP, DSP muhalefeti var. Bundan âlâ bölücülük duydunuz mu? Gayrimüslimleri ve Kürtleri “Türk Milleti” dışında bırakanlara bölücü demeyeceğiz de kime diyeceğiz?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Lanetli 301' çözüm: havlu ve makyaj
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
DEVRİME ADIM ADIM :: Siyaset :: Siyasi Gündem-
Buraya geçin: